Gerede Belediyesi, D-100 Karayolu ile Gerede Gölü’nün kuzeyinde yaşanan heyelanla ilgili kamuoyunda dolaşan iddialara sert çıktı. Teknik raporlar, olayın belediye hattından değil, kontrolsüz su tahliyesinden kaynaklandığını ortaya koydu.
ASILSIZ İDDİALARA NET YANIT
Gerede Belediyesi, son günlerde kamuoyunda yayılan “belediye boru hattı patladı, heyelana neden oldu” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Yapılan detaylı teknik incelemeler, iddiaların aksine heyelanın üst kotlardan başladığını net şekilde ortaya koydu.
HEYELANIN GERÇEK NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Belediye ekiplerinin yaptığı incelemelerde, heyelanın ana sebebinin Ahmetler Köyü’ne ait su deposundan kontrolsüz şekilde bırakılan sular olduğu tespit edildi. Uzun süre zemini zayıflatan bu suların, toprak hareketini tetiklediği ve bu hareketin de Yeniçağa’dan gelen ana çelik boru hattında kırılmalara yol açtığı belirlendi.
“BORU PATLADI” İDDİASI ÇÜRÜDÜ
Kırılma sırasında yola akan suyun, aktif kullanılmayan hatta bulunan durgun su olduğu açıklandı. Yani iddia edildiği gibi aktif bir boru patlaması söz konusu değil.
Ayrıca SCADA sistemi sayesinde basınç düşüşü anında tespit edilerek ekiplerin saniyeler içinde müdahale ettiği ve su akışının kesildiği bildirildi.
ASLINDA MAĞDUR OLAN BELEDİYE
Yaşanan olayda belediyenin de zarar gördüğü vurgulandı. Boru hattındaki hasarın giderilmesi için yaklaşık 100 bin TL’lik onarım yapıldığı, durumun ilgili kurumlara resmi olarak bildirildiği ifade edildi.
2 MİLYON TL’LİK ÖNLEM: HAT TAŞINIYOR
Olası risklerin devam edebileceğini öngören belediye, kalıcı çözüm için harekete geçti.
Yaklaşık 2 milyon TL maliyetle 780 metre yeni polietilen boru temin edilerek, mevcut hat heyelan bölgesinden uzaklaştırılıyor.
TEKNOLOJİYLE ANLIK TAKİP
Gerede Belediyesi, altyapı yönetiminde modern sistemler kullandığını da vurguladı. SCADA, CBS ve hidrolik modelleme gibi uygulamalar sayesinde su kayıp oranının %28 seviyesine düşürüldüğü ve tüm sürecin anlık izlendiği belirtildi.
“KAMUOYU YANILTMASIN!”
Belediye açıklamasında, kamuoyunu yanıltmaya yönelik asılsız iddialara itibar edilmemesi gerektiği vurgulanarak, resmi veriler dışında yapılan paylaşımların gerçeği yansıtmadığına dikkat çekildi.